Atatürk Dönemi Dış Politikası
TEST - 2
Soru 1: Lozan Konferansı'nda tarafların anlaşamaması nedeniyle "Türkiye ile İngiltere arasında daha sonra yapılacak ikili görüşmelere bırakılan" ve Lozan'da çözülemeyen tek dış politika meselesi aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: A) Musul (Irak Sınırı)
Açıklama: Zengin petrol yataklarına sahip olan Musul konusunda Türkiye ve İngiltere (Irak'ın mandateri) uzlaşamamış ve Lozan'da bu konu "9 ay içinde iki devlet arasında çözülecektir" kararıyla ertelenmiştir. Lozan'da çözülemeyen tek mesele Irak sınırıdır.
Soru 2: 1921 Ankara Antlaşması ile Fransız mandasındaki Suriye'ye bırakılarak Misak-ı Milli'den taviz verilen Hatay meselesi, 1936 yılında tekrar gündeme gelmiş ve Türkiye konuyu Milletler Cemiyeti'ne taşımıştır. Hatay sorununun 1936'da yeniden alevlenmesinin "temel" sebebi nedir?
Doğru Cevap: E) Fransa'nın Suriye'deki manda yönetimini kaldırarak haklarını Suriye'ye devretmesi
Açıklama: Avrupa'da II. Dünya Savaşı tehlikesi belirince Fransa, Suriye üzerindeki manda (koruyucu) yönetimini iptal etmiş ve Hatay dahil tüm haklarını Suriye'ye devretmiştir. Türkiye, Hatay'ın Arap devleti olan Suriye'ye bırakılmasını kabul etmemiş ve hukuki mücadeleyi başlatmıştır.
Soru 3: Türkiye'nin 1930'lu yıllarda Balkan Antantı'nı kurması, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni imzalaması ve Sadabat Paktı'na öncülük etmesi gibi gelişmeler; o dönemde hangi iki devletin dünya barışını bozan "revizyonist (yayılmacı)" politikalarına karşı alınmış bir dizi güvenlik önlemidir?
Doğru Cevap: C) Almanya - İtalya
Açıklama: 1930'lu yıllarda Hitler (Almanya) ve Mussolini'nin (İtalya) statükoyu yıkarak saldırgan politikalar izlemeleri, Silahsızlanma Konferansı'ndan çekilmeleri ve Habeşistan'ı işgal etmeleri, Türkiye'yi sınırlarını antlaşmalarla güvenceye almaya (Balkan Antantı ve Sadabat Paktı) itmiştir.
Soru 4: Türkiye'nin başvurusu üzerine Hatay meselesini incelemek için Milletler Cemiyeti tarafından bir komisyon görevlendirilmiştir. Bu komisyonun sonucunda yayınlanan ve "Hatay'ın Suriye'den ayrı bir etnik ve hukuki varlık olduğunu, iç işlerinde tam bağımsız, dış işlerinde Suriye'ye bağlı" olmasını tavsiye eden rapor aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: A) Sandler Raporu
Açıklama: İsveç temsilcisi Sandler tarafından hazırlanan rapor, Türk tezlerini büyük ölçüde doğrulamış ve Hatay'ın Suriye'nin doğrudan bir parçası olmadığını tescil etmiştir. Bu rapor, 1938'de Bağımsız Hatay Devleti'nin kurulmasının hukuki yolunu açmıştır.
Soru 5: Lozan Antlaşması'na göre Türkiye, Osmanlı borçlarının kendisine düşen kısmını altın veya Fransız frangı üzerinden taksitlerle ödemeyi kabul etmiştir. Ancak Türkiye, hangi küresel gelişme nedeniyle borçların ödenmesinde zorluk yaşamış ve 1932'de "Hoover Moratoryumu"ndan da yararlanarak Fransa ile ödemeleri yeniden yapılandırmıştır?
Doğru Cevap: B) 1929 Dünya Ekonomik Buhranı (Kara Perşembe)
Açıklama: 1929'da ABD'de başlayan ve tüm dünyayı vuran Büyük Buhran, tarım ürünleri fiyatlarını dibe çekmiş ve Türkiye'nin dış satım gelirlerini büyük oranda azaltmıştır. Döviz sıkıntısı yaşayan Türkiye, Fransa ile yeniden masaya oturarak borçlarını kağıt para üzerinden ve daha uzun vadede ödemek üzere anlaşmıştır.
Soru 6: 1936 yılında Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanmasıyla, Türkiye'nin diplomatik zaferi tescillenmiştir. Bu zorlu konferansta Türkiye Cumhuriyeti'ni Başdelege olarak temsil eden, Atatürk döneminin en uzun süre görev yapan Dışişleri Bakanı kimdir?
Doğru Cevap: D) Tevfik Rüştü Aras
Açıklama: Tevfik Rüştü Aras, 1925'ten 1938'e kadar aralıksız Dışişleri Bakanlığı yapmış, Montrö Konferansı, Sadabat Paktı ve Balkan Antantı gibi çok önemli dış politika başarılarının mimarlarından biri olmuş ve Montrö'de Türkiye'yi başarıyla savunmuştur.
Soru 7: 1937 yılında, İtalya'nın Akdeniz'de meçhul denizaltılarla (korsanlık) ticari gemileri batırması ve İspanya İç Savaşı'na müdahale etmesi üzerine, Akdeniz'in güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası bir konferans düzenlenmiştir. Türkiye'nin de kurucu olarak katılıp imza attığı bu konferans aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: E) Nyon Konferansı
Açıklama: İtalya'nın Doğu Akdeniz'deki korsanlık faaliyetlerine karşı İngiltere ve Fransa'nın öncülüğünde 1937'de İsviçre'de Nyon Konferansı toplanmıştır. Türkiye, uluslararası barışa verdiği destek ve Akdeniz'deki kendi güvenliği gereği bu konferansa katılmış ve Nyon Sözleşmesi'ni imzalamıştır.
Soru 8: Atatürk'ün diplomatik bir zaferi olan Hatay'ın Anavatana Katılması süreci kronolojik bir sıra izlemiştir. Aşağıdakilerden hangisi Hatay meselesinin çözüm sürecinde gerçekleşen "en son" olaydır?
Doğru Cevap: D) Hatay Meclisi'nin kendi iradesiyle Türkiye'ye katılma kararı alması
Açıklama: Sürecin sonunda, önce 1938'de Bağımsız Hatay Devleti kurulmuş (Tayfur Sökmen Cumhurbaşkanı, Abdurrahman Melek Başbakan olmuştur). Atatürk'ün vefatından aylar sonra, 23 Haziran 1939'da Hatay Meclisi oybirliği ile anavatan Türkiye'ye katılma kararı almış ve Hatay meselesi hukuken çözülmüştür.
Soru 9: 1930 yılında Nüfus Mübadelesi sorununun çözülmesinin ardından, Yunanistan Başbakanı Türkiye'yi ziyaret etmiş, iki ülke arasında Dostluk, Uzlaşma ve Tarafsızlık antlaşması imzalanmıştır. Hatta bu başbakan 1934 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne aday göstermiştir. Bu ünlü Yunan devlet adamı kimdir?
Doğru Cevap: A) Elefterios Venizelos
Açıklama: Milli Mücadele döneminde Türkiye'nin en büyük düşmanlarından biri olan Venizelos, 1930'lu yıllarda Atatürk'ün barışçı vizyonu sayesinde Türkiye ile yakın bir dostluk kurmuş, 1934'te Atatürk'ü uluslararası barışa katkılarından dolayı Nobel Barış Ödülü'ne resmen aday göstermiştir.
Soru 10: Lozan Barış Antlaşması'nın boğazlar ile ilgili "Boğazların her iki yakası askerden arındırılacak ve başkanı Türk olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek" maddesi, egemenlik haklarımızı sınırlandırıyordu. Türkiye, bu durumu lehine değiştirmek için (Montrö Sözleşmesi için) hangi uluslararası hukuki gerekçeye dayanarak dünya devletlerine nota vermiştir?
Doğru Cevap: C) Rebus Sic Stantibus (Şartların Köklü Değişmesi) ilkesi
Açıklama: Türkiye, Lozan'ın imzalandığı 1923 yılındaki uluslararası barış ortamının 1930'lu yıllarda (Almanya ve İtalya'nın silahlanmasıyla) bozulduğunu ("şartların köklü şekilde değiştiğini") belirterek, askerden arındırılmış Boğazların kendi güvenliğini tehlikeye attığını haklı bir dille dünyaya duyurmuştur.
Soru 11: Kurtuluş Savaşı ve sonrasındaki dış politikada; kapitülasyonların kaldırılması, yabancı şirketlerin millileştirilmesi ve Kabotaj Kanunu'nun çıkarılması gibi adımlar, Atatürk'ün "Tam Bağımsızlık" ideolojisinin doğrudan hangi alanıyla ilgilidir?
Doğru Cevap: E) Ekonomik Bağımsızlık
Açıklama: Kapitülasyonların kaldırılması, yabancıların elindeki liman ve şirketlerin satın alınarak (millileştirilerek) Türklere verilmesi (Kabotaj Kanunu), Atatürk döneminde ekonomik bağımsızlığın siyasi bağımsızlık kadar hayati görüldüğünün ve bu yönde adımlar atıldığının göstergesidir.
Soru 12: Atatürk dönemi Türk dış politikası 1923-1930 ile 1930-1938 yılları olarak iki döneme ayrılır. Aşağıdaki dış politika gelişmelerinden hangisi "1930 sonrasında (İkinci Dönem)" Türkiye'nin uluslararası ittifaklara ve paktlara girdiği döneme ait bir gelişme değildir?
Doğru Cevap: B) Yabancı okullar sorununun kesin çözüme kavuşturulması
Açıklama: Yabancı Okullar sorunu Tevhid-i Tedrisat'ın ilanı (1924) ve devamındaki yönetmeliklerle 1925-1926 yıllarında, yani 1930 öncesi dönemde (Lozan'dan kalan sorunların çözümü aşamasında) kesin olarak çözülmüştür. Diğer şıklar 1930 sonrası barışı koruma çabalarıdır.
Atatürk Dönemi Dış Politikası
TEST - 2
Soru 1: Lozan Konferansı'nda tarafların anlaşamaması nedeniyle "Türkiye ile İngiltere arasında daha sonra yapılacak ikili görüşmelere bırakılan" ve Lozan'da çözülemeyen tek dış politika meselesi aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: A) Musul (Irak Sınırı)
Açıklama: Zengin petrol yataklarına sahip olan Musul konusunda Türkiye ve İngiltere (Irak'ın mandateri) uzlaşamamış ve Lozan'da bu konu "9 ay içinde iki devlet arasında çözülecektir" kararıyla ertelenmiştir. Lozan'da çözülemeyen tek mesele Irak sınırıdır.
Soru 2: 1921 Ankara Antlaşması ile Fransız mandasındaki Suriye'ye bırakılarak Misak-ı Milli'den taviz verilen Hatay meselesi, 1936 yılında tekrar gündeme gelmiş ve Türkiye konuyu Milletler Cemiyeti'ne taşımıştır. Hatay sorununun 1936'da yeniden alevlenmesinin "temel" sebebi nedir?
Doğru Cevap: E) Fransa'nın Suriye'deki manda yönetimini kaldırarak haklarını Suriye'ye devretmesi
Açıklama: Avrupa'da II. Dünya Savaşı tehlikesi belirince Fransa, Suriye üzerindeki manda (koruyucu) yönetimini iptal etmiş ve Hatay dahil tüm haklarını Suriye'ye devretmiştir. Türkiye, Hatay'ın Arap devleti olan Suriye'ye bırakılmasını kabul etmemiş ve hukuki mücadeleyi başlatmıştır.
Soru 3: Türkiye'nin 1930'lu yıllarda Balkan Antantı'nı kurması, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni imzalaması ve Sadabat Paktı'na öncülük etmesi gibi gelişmeler; o dönemde hangi iki devletin dünya barışını bozan "revizyonist (yayılmacı)" politikalarına karşı alınmış bir dizi güvenlik önlemidir?
Doğru Cevap: C) Almanya - İtalya
Açıklama: 1930'lu yıllarda Hitler (Almanya) ve Mussolini'nin (İtalya) statükoyu yıkarak saldırgan politikalar izlemeleri, Silahsızlanma Konferansı'ndan çekilmeleri ve Habeşistan'ı işgal etmeleri, Türkiye'yi sınırlarını antlaşmalarla güvenceye almaya (Balkan Antantı ve Sadabat Paktı) itmiştir.
Soru 4: Türkiye'nin başvurusu üzerine Hatay meselesini incelemek için Milletler Cemiyeti tarafından bir komisyon görevlendirilmiştir. Bu komisyonun sonucunda yayınlanan ve "Hatay'ın Suriye'den ayrı bir etnik ve hukuki varlık olduğunu, iç işlerinde tam bağımsız, dış işlerinde Suriye'ye bağlı" olmasını tavsiye eden rapor aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: A) Sandler Raporu
Açıklama: İsveç temsilcisi Sandler tarafından hazırlanan rapor, Türk tezlerini büyük ölçüde doğrulamış ve Hatay'ın Suriye'nin doğrudan bir parçası olmadığını tescil etmiştir. Bu rapor, 1938'de Bağımsız Hatay Devleti'nin kurulmasının hukuki yolunu açmıştır.
Soru 5: Lozan Antlaşması'na göre Türkiye, Osmanlı borçlarının kendisine düşen kısmını altın veya Fransız frangı üzerinden taksitlerle ödemeyi kabul etmiştir. Ancak Türkiye, hangi küresel gelişme nedeniyle borçların ödenmesinde zorluk yaşamış ve 1932'de "Hoover Moratoryumu"ndan da yararlanarak Fransa ile ödemeleri yeniden yapılandırmıştır?
Doğru Cevap: B) 1929 Dünya Ekonomik Buhranı (Kara Perşembe)
Açıklama: 1929'da ABD'de başlayan ve tüm dünyayı vuran Büyük Buhran, tarım ürünleri fiyatlarını dibe çekmiş ve Türkiye'nin dış satım gelirlerini büyük oranda azaltmıştır. Döviz sıkıntısı yaşayan Türkiye, Fransa ile yeniden masaya oturarak borçlarını kağıt para üzerinden ve daha uzun vadede ödemek üzere anlaşmıştır.
Soru 6: 1936 yılında Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanmasıyla, Türkiye'nin diplomatik zaferi tescillenmiştir. Bu zorlu konferansta Türkiye Cumhuriyeti'ni Başdelege olarak temsil eden, Atatürk döneminin en uzun süre görev yapan Dışişleri Bakanı kimdir?
Doğru Cevap: D) Tevfik Rüştü Aras
Açıklama: Tevfik Rüştü Aras, 1925'ten 1938'e kadar aralıksız Dışişleri Bakanlığı yapmış, Montrö Konferansı, Sadabat Paktı ve Balkan Antantı gibi çok önemli dış politika başarılarının mimarlarından biri olmuş ve Montrö'de Türkiye'yi başarıyla savunmuştur.
Soru 7: 1937 yılında, İtalya'nın Akdeniz'de meçhul denizaltılarla (korsanlık) ticari gemileri batırması ve İspanya İç Savaşı'na müdahale etmesi üzerine, Akdeniz'in güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası bir konferans düzenlenmiştir. Türkiye'nin de kurucu olarak katılıp imza attığı bu konferans aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru Cevap: E) Nyon Konferansı
Açıklama: İtalya'nın Doğu Akdeniz'deki korsanlık faaliyetlerine karşı İngiltere ve Fransa'nın öncülüğünde 1937'de İsviçre'de Nyon Konferansı toplanmıştır. Türkiye, uluslararası barışa verdiği destek ve Akdeniz'deki kendi güvenliği gereği bu konferansa katılmış ve Nyon Sözleşmesi'ni imzalamıştır.
Soru 8: Atatürk'ün diplomatik bir zaferi olan Hatay'ın Anavatana Katılması süreci kronolojik bir sıra izlemiştir. Aşağıdakilerden hangisi Hatay meselesinin çözüm sürecinde gerçekleşen "en son" olaydır?
Doğru Cevap: D) Hatay Meclisi'nin kendi iradesiyle Türkiye'ye katılma kararı alması
Açıklama: Sürecin sonunda, önce 1938'de Bağımsız Hatay Devleti kurulmuş (Tayfur Sökmen Cumhurbaşkanı, Abdurrahman Melek Başbakan olmuştur). Atatürk'ün vefatından aylar sonra, 23 Haziran 1939'da Hatay Meclisi oybirliği ile anavatan Türkiye'ye katılma kararı almış ve Hatay meselesi hukuken çözülmüştür.
Soru 9: 1930 yılında Nüfus Mübadelesi sorununun çözülmesinin ardından, Yunanistan Başbakanı Türkiye'yi ziyaret etmiş, iki ülke arasında Dostluk, Uzlaşma ve Tarafsızlık antlaşması imzalanmıştır. Hatta bu başbakan 1934 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne aday göstermiştir. Bu ünlü Yunan devlet adamı kimdir?
Doğru Cevap: A) Elefterios Venizelos
Açıklama: Milli Mücadele döneminde Türkiye'nin en büyük düşmanlarından biri olan Venizelos, 1930'lu yıllarda Atatürk'ün barışçı vizyonu sayesinde Türkiye ile yakın bir dostluk kurmuş, 1934'te Atatürk'ü uluslararası barışa katkılarından dolayı Nobel Barış Ödülü'ne resmen aday göstermiştir.
Soru 10: Lozan Barış Antlaşması'nın boğazlar ile ilgili "Boğazların her iki yakası askerden arındırılacak ve başkanı Türk olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek" maddesi, egemenlik haklarımızı sınırlandırıyordu. Türkiye, bu durumu lehine değiştirmek için (Montrö Sözleşmesi için) hangi uluslararası hukuki gerekçeye dayanarak dünya devletlerine nota vermiştir?
Doğru Cevap: C) Rebus Sic Stantibus (Şartların Köklü Değişmesi) ilkesi
Açıklama: Türkiye, Lozan'ın imzalandığı 1923 yılındaki uluslararası barış ortamının 1930'lu yıllarda (Almanya ve İtalya'nın silahlanmasıyla) bozulduğunu ("şartların köklü şekilde değiştiğini") belirterek, askerden arındırılmış Boğazların kendi güvenliğini tehlikeye attığını haklı bir dille dünyaya duyurmuştur.
Soru 11: Kurtuluş Savaşı ve sonrasındaki dış politikada; kapitülasyonların kaldırılması, yabancı şirketlerin millileştirilmesi ve Kabotaj Kanunu'nun çıkarılması gibi adımlar, Atatürk'ün "Tam Bağımsızlık" ideolojisinin doğrudan hangi alanıyla ilgilidir?
Doğru Cevap: E) Ekonomik Bağımsızlık
Açıklama: Kapitülasyonların kaldırılması, yabancıların elindeki liman ve şirketlerin satın alınarak (millileştirilerek) Türklere verilmesi (Kabotaj Kanunu), Atatürk döneminde ekonomik bağımsızlığın siyasi bağımsızlık kadar hayati görüldüğünün ve bu yönde adımlar atıldığının göstergesidir.
Soru 12: Atatürk dönemi Türk dış politikası 1923-1930 ile 1930-1938 yılları olarak iki döneme ayrılır. Aşağıdaki dış politika gelişmelerinden hangisi "1930 sonrasında (İkinci Dönem)" Türkiye'nin uluslararası ittifaklara ve paktlara girdiği döneme ait bir gelişme değildir?
Doğru Cevap: B) Yabancı okullar sorununun kesin çözüme kavuşturulması
Açıklama: Yabancı Okullar sorunu Tevhid-i Tedrisat'ın ilanı (1924) ve devamındaki yönetmeliklerle 1925-1926 yıllarında, yani 1930 öncesi dönemde (Lozan'dan kalan sorunların çözümü aşamasında) kesin olarak çözülmüştür. Diğer şıklar 1930 sonrası barışı koruma çabalarıdır.